İşçi sınıfı mücadele ve örgütlenme deneyimlerini paylaşıyor” isimli forum 4 Haziran Cumartesi günü gerçekleşti. Foruma BİÇDA ve EİMA (Eğitim İşçileri Mücadele Ağı)’dan işçilerin yanı sıra inşaat işçisi (Safir direnişçisi), Casper direnişçisi ve bir de Amerika’da Tarih öğretmeni olan ve aynı zamanda New York City Üniversitesi’nde çalışan Carol Lang katıldı.

Carol Lang ilk konuşmacıydı ve Amerika sınıf mücadelesi tarihi hakkında uzunca bir sunum yaptı. Simultane çeviri eşliğinde gerçekleşen sunumda, Amerikadaki işçi sınıfının dünü ve bugününü anlattı.Siyahların ve beyazların durumuna değindi ve bugünkü politik güçler üzerinde durdu. Amerikalı vatandaşların öncesinden farklı olarak bugün sosyalistlere çok katı bakmadığını dile getirdi. Carol sunumun devamında, işçi sınıfının önderlerinden Genouris’i anlattı. Ancak onun işçi sınıfını patronlarla uzlaştıran bir yaklaşıma sahip olduğundan dolayı  işçi sınıfının iktidar ve siyasal talebini engelleyici bir rol oynadığınının üzerinde durdu.Amerikan tarihinde başkan Roosevelt’i bugün başkan olan Obamaya benzetti. Çünkü Roosevelt’in de Obama gibi demokrat durduğunu ancak onun döneminde bir çok katliamın yapıldığının altını çizdi. Ucuz kredilerle işçi sınıfını mülkleştirme politikası olarak “mortgage” ile Amerika işçi sınıfının ’70′lerde tanıştığın anlattı.

Uzunca süren sunum sıkıcı olmaktan uzaktı. Amerika işçi hareketinin bilmediğimiz yönlerine dair aydınlatıcı oldu. Carol Amerika’da tarih öğretmenliği yaptığını bunun yanı sıra da New York City Üniversitesinde sekreterlik de yaptığını söyledi. İki işte birden çalışmasını Amerika şartlarında geçinebilmek için olduğunu vurguladı. Öncü duruşu ve siyasi düşüncelerinden dolayı New York Üniversitesi patronunun onu işten atmaya çalıştığını anlattı. Amerika’daki bugünkü sendikal mücadeleyi ve varolan sendikal bürokrasi üzerinde durdu.

Daha sonra Casper işçisi bir konuşma yaptı. Casper direnişinde belli siyasi partilerden ve Eğitim-Sen den destek geldiğini söyledi. Biçda’dan da destek aldıklarını aktardı. Casper’de toplam 28 işçinin işten atıldığını anlattı. “Hedef ve talepleriniz var mı?” diye sorulan soru üzerine, Casper işçilerinin üç talebinin olduğunu aktardı. Atılan işçilerin işe alınması, sendikalı olma hakkı, güvenceli onurlu bir iş ortamı. İlk ikisinin Casper işçileri için asla taviz verilmeyecek talepler olduğunu söyledi.


BİÇDA adına yapılan konuşmada bugüne kadar yapılan eylem ve etkinliklere değinildi. Daha önce kurulan BİT-DER süreci anlatıldı. BİT-DER’in bir dernek olmadığı söylendi. Görüş ayrılıkları neticesinde BİÇDA’nın kurulduğu ifade edildi. BİÇDA’lı konuşmacı, BİÇDA’nın  şu an dernek olmadığını , dayanışma ağı olarak faaliyetlerini yaptığını açıkladı. Ağ tarzı örgütlenmenin birçok avantajının yanında en önemli etmenin belli bir yönetici posizyonunda kimsenin olmadığı ve ortak bir zeminde karar alındığını ve uygulamanın da hep birlikte gerçekleştirildiğini anlattı. Dernekleşme ve sendikalaşma konusunda sorular soruldu. BİÇDA’lı işçi ileri vadede bir hedeflerinin olmadığını, öncelikle yol almak gerektiğini, bilişim işçilerinin örgütsüz kesimlerine doğru biraz daha kapsayıcı olduktan sonra mücadelenin evrilebileceğini anlattı. Kurum açma gibi bir hedefin henüz işçilerin çok küçük bir azınlığının dahi kapsanmadığı durumda çalışmayı engelleyebileceğini söyledi. EİMA’dan eğitim işçisi ağ tarzı örgütlenmeyi özgün bulduklarını, yöneten-yönetilen ilişkisinin olmadığı bir model üzerinden geliştiği için BİÇDA’yı bu açıdan merak ettiklerini söyledi BİÇDA’dan işçi ağ tarzında örgütlenmenin ayırt edici yönlerinin yanında yüz yüze insansı ilişkilerin de olmazsa olmazı üzerinde durdu.

Forumun devamında samimi aktarımıyla inşaat işçisi söz aldı. Safirdeki direnişi anlattı. İnşaat işçilerinin çalışma koşulları üzerinde durdu. Kölelik ve onursuzluk, aşağılık bir şekilde dayatılan çalışma koşullarını anlattı. Devrimcilerin inşaat sektöründe hiç çalışma yürütmediklerinden şikayet etti. İnşaat alanında örgütlenme yapan bir sendikanın dahi bulunmadığını söyledi. “Ben okumamış biriyim, burada masa başlarında nasıl konuşacağımı bilmem bana yumruğunu kaldıracak adam lazım” diyerek işçi hareketinde olmazsa olmaz olan militan duruşun altını çizdi.

Karşılıklı soru cevaplarla oldukça verimli bir konuşma oldu. Carol foruma katılan bileşenlerden bir ekip kurulmasını ve inşaat sektöründe örgütlenme çalışmasının başlatılması gerekiğini önerdi. Öneri foruma katılan tüm bileşenlerce kabul edildi. İnşaat işçisi arkadaş inşaat sektöründe örgütlenme çalışması yapıldığında işçilerin buna çok açık yaklaşacağını ve çalışmanın karşılık bulacağının altını özellikle çizdi.

EİMA’dan eğitim işçisi sendikal bürokrasiden, işçi demokrasisinin öneminden bahsetti. Devrimcilerde ve toplumda olan yanlış hakim öğretmen algısını anlattı. Öncesinde yaptıkları çalışmaları anlattı. Ağ tarzında örgütlenmenin önemi üzerinde durdu.


Sonuç olarak farklı işçi kesimleri olarak organize ettiğimiz forum oldukça verimli geçti. Birbirimize dokunduk. Birbirimize hem yaşadığımız sorunları aktardık, hem de birleşik mücadelinin olmazsa olmaz olduğu üzerinde durduk. Bunun bizim elimizde olduğu, ancak biz yaparsak başarabileceğimiz üzerine konuştuk. İnşaat işçilerine yönelik yürütülecek çalışma için bir ekip kurulması yönünde somut adım atma kararı aldık. Hiç bilmediğimiz Amerika işçi sınıfı mücadelesi üzerine bilgi edindik, koşulları, şartları, kapitalistlerin nasıl saldırdıkları ve karşısında neler yapıldığı üzerine birlikte konuştuk.

Forum sonrası işçiler olarak iletişimimizi sürdürmek için bir mail grubu oluşturduk.