Bilişimci olarak Amerika’da çalıştığımızı düşünelim. Kulağa çok hoş geliyor değil mi? Üstelik dünyanın önde gelen GSM operatörlerinin birinin merkezi biriminde. Merkezinde  4,800 çalışanı, dünya çapında da  36,000 çalışanı olan uluslararası bir şirket. Şimdi her şey çok daha güzelleşti. Kralsınız.

Bu pozisyonda ve böyle bir yerde çalışmak için yaşantınızdan neleri feda etmek zorunda kaldınız ama olsun işinizi seviyorsunuz. Yoğun çalışma temposu, fazla mesailer uykusuz geçen gecelere artık alıştınız. Gerçi işe ilk girdiğiniz zamanki sosyal haklarınız zaman içinde eridi ve çalışma saatleri gittikçe uzadı ama yine de iyisiz, iyi.

Olumsuz şeyler düşünüp negatif enerji yaratmaya gerek yok zaten şu son bir kaç yıldır şirkette negatif enerji yayan  bir kaç kişi türedi belki daha fazlalardır neyse ya, bu konuşmalar sizi rahatsız ediyor...

Bir kaç kişi değiller aslında gazetelerde, internette haberleri çıkıyor. Sendikalı olmak için uğraşıyorlar. Hatta sendikanın broşürü bile fazla mesaiye kalmadığınız bir gün iş çıkışı servise binerken elinize tutuşturuldu. Şirketin Almanya birimindeki  çalışanların hakları ile sizin haklarınız karşılaştırılıyordu. Bu sene aldığınız  maaş artışının Almanya’da sizinle aynı işi yapan çalışanın aldığı artıştan çok düşük olduğunu görmeden geçemediniz. Almanya’da çalışanların sendikalı olduklarından bahsediliyordu. Uluslararası işyeri sendikasından bahsediliyor ve sizin de aynı sendikaya üye olursanız hakkınızı birlikte arayacağınızdan falan bahsediliyordu. Yol boyunca okumadan edemediniz...

Aman canım sizde, siz Amerika’da çalışıyorsunuz, Amerika’da yaşıyorsunuz.  Bu gibi olumsuzluklarla kafanızı meşgul edip, gününüzü, gecenizi berbat etmeye  gerek yok. Evrene iyi mesajlar göndermelisiniz ki hep iyi şeyler olsun. Zaten bir aydır aralıksız çalıştınız çok iyi bir iş çıkardınız. Şirketin önem verdiği bir projeyi en iyi şekilde teslim ettiniz. Kralsınız kral...

Aklınızdan tüm kötülükleri kovun,  zaten bu akşam geçen mesai yüzünden kaçırdığınız diziyi seyretme fırsatınız olacak. İyi bir akşam yemeği ve televizyon keyfi, bilişimcinin dibisiniz...

***

Ertesi sabah bitirdiğiniz proje için teşekkür e-maillerini okumak için sabırsızlanarak, masanıza enerji dolu, oturdunuz. Evet işte yöneticinizin maili sizi toplantıya davet ediyor. Hızla hazırlanıp müdürün yanını vardığınızda kapıda bir liste olduğunu ve adınızın listede yazılı olduğunu görüyorsunuz. “Şirketin yeni politikası” , “ küçülmeye gideceğiz” , “iyi şanlar” gibi cümleler arasından  “...her şeyinizi toparlamanız için yarım saatiniz var...”  dendiğini hatırlıyorsunuz net olarak...

***

Maalesef iyi başlayıp, kabusa dönen hayalimiz, T-Mobile USA de 28 Mart’ta gerçekleşti. (http://blogs.seattletimes.com/brierdudley/2013/03/28/confirmed-t-mobile-cuts-hundreds-of-headquarters-jobs/)

NOT: Bu yazımızda Amerika'da T-Mobile da yaşananları anlattık, Türkiye'de yaşananları  dinlemek için sakinleştirici almanızı öneririz.