“Alışkanlıkların ve karşılıklı olarak birbirlerini pekiştiren inançların hükmü altındaki bu bildik dünya ile karşılaştığında, sosyoloji, herkesin işine burnunu sokan ve sıklıkla sinir bozucu bir yabancı gibi davranır. Sosyoloji ‘sakinler’ arasında kimsenin, bırakın yanıtlanmayı sorulduğunda bile hatırlamadığı sorular sorarak rahat ve sesiz hayat tarzını bozar. Bu gibi sorular belli olan şeyleri bulmacaya dönüştürür; bildik olanı bilmedikleştirir.” - Zygmunt Bauman

Hâlbuki sosyal bilimler ve sosyoloji kendisi üzerinde düşünme ve dolayısıyla ürettiği bilgisini bilmedikleştirme sürecini Türkiye’de uzun zamandır kolektif bir çabayla gerçekleştirmiyor. En yakın tarih olarak, 1998 yılında gerçekleştirilen “Sosyal Bilimleri Yeniden Düşünmek Sempozyumu”nu anabiliriz. Aradan geçen on dört yılda sosyologların ve sosyolojinin rahat ve sessiz hayat tarzını bozmak gerekiyor: Türkiye’de değişen sosyal, ekonomik ve siyasal ortamın yarattığı atmosferde sosyolojinin yerinin ne olduğu, hangi yeni tartışmaların açıldığı, hangi yeni teorik ve metodolojik yaklaşımların geliştirildiği, akademilerde ve akademi dışında yürütülmekte olan etkinliklerin ne tür engellerle karşılaştığı, kurumsal niteliğinin ne yönde değiştiği gibi soruları yeniden tartışmaya açmanın gerektiği düşüncesindeyiz. Bu süreçte sosyoloji disiplininin dünya çapındaki yeri, ne gibi tartışmalar içerisinde yer aldığı, yöntem ve teori bazındaki gelişmelerin temel eğilimleri, ayrıca bu alan içerisinde varolan engellerin de ele alınmasının bu tartışmayı güçlendireceğine inanmaktayız.

Birçok yeni alanda sosyologların, iş ve görev tanımları olmaksızın, istihdam edilmeye başlaması, “bir meslek olarak sosyoloji”nin ne olduğu ve ne yapması gerektiğinin tartışılmasını da bir ihtiyaç haline getirdiği kanısındayız.

Örgün eğitimde bölüm ve öğrenci sayısının artışı, sosyolojinin uzaktan eğitim programına dâhil edilmesi ve Bologna sürecinin sosyoloji bölümlerine ilişkin perspektifi, sosyoloji eğitimini de önemli bir tartışma alanı haline getirmektedir.

Sosyoloji Mezunları Derneği, “Eleştirel bir bilimsel disiplin olan sosyoloji ile bir meslek olarak sosyoloji arasında ilişki kurma” ve bu iki alanda bilgi üretimini kolektif bir çabayla gerçekleştirme perspektifiyle çalışmalarını yürütmektedir. Bu konferansın, sizlerin de katkılarıyla kuram, metot, meslek, eğitim vb. alanlarda sosyolojik bilginin yeniden kolektif bir şekilde üretimine katkı sunacağı inancındayız. 

Sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Sosyoloji Mezunları Derneği