Kıdem tazminatı yasalara göre işçinin işten çıkarılmasıyla işveren tarafından işçiye ödenen paradır. Tabi işçinin en az 1 yıl çalışması gereklidir. 1 yılını doldurduktan sonra işçi emeklilik, ölüm ve malüllük durumunda da kıdem tazminatına hak kazanır. Ayrıca kadın işçilerin doğum nedeniyle, erkek işçilerin askerlik nedeniyle işten ayrılması, işverenin iş sözleşmesine aykırı hallerde bulunarak işçinin işten ayrılmasına sebep olması (işverenin işçiye hakaret etmişse, ücretler ödenmemişse, fazla mesai ücretinin ödenmemesi vb.) sonucunda işçi kıdem tazminatı alır. Bu biz işçilere biraz da olsa bir avantaj sağlıyor. Kıdem tazminatının işverenin işçiyi rahatça işten atmasını, istediği gibi çalıştırmasını engelleyici bir rolü bulunuyor. Her ne kadar kapitalistler kendi yasalarına uymayı reddediyorlarsa da!


Kıdem tazminatı işçiye lütuf gibi verilen para değildir. Yıpranmamız, emek-değer üretmemiz sonucunda aldığımız diğer ücretler gibidir. Kıdem tazminatı aldığımız ücretin bir parçasıdır ve ücretimize göre belirlenir. Dolayısıyla ücretlerimizin düşük olduğu koşulda alacağımız kıdem tazminatı da düşük olur. Gerçekten de kıdem tazminatını konuşurken ücretleri hiç konuşmuyoruz ve meselenin özü buradadır. Bunun yanında sorulacak diğer bir soru da kıdem tazmina-tını ne kadarımızın aldığıdır?

TÜİK’in verilerine göre işçilerin yüzde 43.5’i kayıtdışı çalışıyor. Çoğu arkadaşımız kayıtdışı çalıştığı için zaten kıdem tazminatı alamıyor. 1 yıldan az, kısa dönemli, esnek, part-time, mevsimlik, geçici, güvencesiz çalışan milyonlarca işçi arkadaşımız da 1 yılı dolduramadığı için kıdem tazminatı alamıyor. Geriye ne kadarımız kaldı ki! Bu yasa işlevli kılınmak isteniyorsa kıdem tazminatı işçinin 1 yılı doldurmasına göre değil, ne kadar gün çalışmışsa ona göre hesaplanmalı ve asıl olarak  da ücretler yükseltilmelidir.

Yapılacak düzenlemenin en önemli gaspı, kıdem tazminatının fona devredilerek, miktarının üçte iki azaltılacak olmasıdır. Geriye elimizde eskiden aldığımız tazminatın üçte birlik kısmı kalıyor. Bunun yanı sıra şu anki kıdem tazminatı işçinin çıplak ücretine bir çok sosyal ödemeler, yemekler vs. de eklenerek hesaplanıyor.  Oysa yeni tasarıya göre bu kapsamda bir hesaplama yapılmayacak. Sadece işçinin çıplak ücreti baz alınacak. Daha bitmedi, yeni tasarıda kıdem tazminatını ancak emeklilik ve ölüm sebebiyle işten ayrıldığımızda alabileceğiz. Bunun dışındaki sebeplerden dolayı  işten ayrıldığımızda  kıdem tazminatı alamayacağız. Bunun anlamı esnek ve güvencesiz çalıştırmanın daha da  yaygınlaşacağı ve  patronların  istedikleri gibi at oynatabilecekleridir.

Kıdem tazminatımızı gasp ettirtmeyeceğiz derken, ücretlerimi-zin yükseltilmesi için de mücadele vermeliyiz. Bu ikisinin birbirine bağlı olduğunu görmek gerçekten önemli.