Bilişim sektöründe çeşitli havalı isimlerle tanımlanan satış yada pazarlama tarafında çalışanlar firma tarafından verilen blackbery ve laptop ile kendinlerinin de bir işçi olduğunun farkında bile olmuyorlar maalesef yalnızca işten çıkartıldıklarında işçi olduklarının farkına varabiliyorlar çünkü artık işsiz oluyorlar…

Yaşadığım deneyimi anlatacağım firmada yaklaşık üç bucuk senedir satış/ürün yöneticisi olarak çalışmaktaydım. Firmamızda yirmi iki civarında çalışan olması nedeniyle firmamızda sendikal örgütlenmiz yok. Birgün sevgili genel müdürümüz bir gün öncesinde bir çalışanın mesai saati dışında olduğunu gecenin saat üçünde ıp santralle ilgili sorunu ofise gidip çözmeyeceğini bildirmesi üzerine sinirlenerek gecenin dördünde nazi kampını andıran bir yönetmelik hazırlayarak tüm firma çalışanlarına gönderdi. Bu yönetmelikten hatırladığım birkaç şey şöyle;

Kimse 5 dk dahi geç gelse muhasebeye bildirmek zorunda (5 toplayıp maaştan kesecekti herhal),

Müşterinin sorunu gecenin kaçı olursa olsun çözülecek, uykudaydım duymadım vs. denilmeyecek,

Çalışma saatlerinin sonrasında yapılan fazla mesai ücreti zaten ödenmiyordu ama bunu daha resmi hale getirmişti. işler tamamlanmadan ofisden kesinlikle çıkılmayacak bu çalışma fazla mesai kesinlikle olarak görülmeyecek. Memur gibi tam saatinde çıkılmayacak

Öğle yemeği yarım saate indirilecek.

Tüm çalışanlar bölüm yöneticisine gün içerisinde neler yaptığını saat saat rapor edecek. vs. vs daha hatırlamadığım nazi kampı uygulamasını andıran bir sürü madde vardı… Firmada herkes ofise geldiğinde bu yönetmeliği okuduğunda hayretler içerisindeydi Benim hayretler içerisinde kalmamın sebebi yönetmelikten çok bazı çalışma arkadaşlarımızın bu maile verdiği cevaplardı. Hatta bir tanesini hiç unutmayacağım… ” Bunun gibi disiplini sağlayacak önlemlerin iş hayatında başarıyı ve beraberinde karı getireceği kanısındayım. Bu disiplini sağlaması açısından bugün işe 10 dk geç geldiğimi bildiririm” Biz birkaç arkadaş öncelikle kendi aramızda konuşup bu yönetmeliği kabul etmeyeceğimiz konusunda hemfikirleştik. Bu konuda düşüncelerimizi diğer arkadaşlarımıza açtık bu konuda neler düşündüklerini sorduk genelde herkesin tepki göstermek konusunda korktuğunu farkettik. Ama birkaçı alacağımız karara uyabileceklerini belirttiler. Sonrasında da planımız maile teker teker cevap verip  mailde de bu çalışma koşullarını kesinlikle kabul etmediğimizi ve bu sorun çözülene dek işi bırakma eylemi gerçekleştireceğimizi belirttik. İş bırakma eylemimiz yarım gün sürdü. Sonrasında genel müdür olayın ciddiliğini anlayarak mail gönderen tüm arkadaşlarla görüşme aldı ve bu konuda hepimizden özür diledi ve hatta uzun zamandır bireysel olarak çözülmesini beklediğimiz sorunlarımızın çözüldüğünü söyleyebilirim ve yönetmeliğin iptalini belirten bir yazı hazırlayıp herkese mail attı.

Eylemimiz kısada sürsede gerçekten sömürüye karşı ses çıkarmanın ve birlik olmanın gerekli olduğunu birkez daha anlamamız açısından bizim için önemli deneyimdi…