Askere gitmiş yöneticimin yerine atanmış vekil yönetici ve bir arkadaşımla birlikte küçük bir toplantı odasında oturuyoruz. Uzun bir masa, bir ucunda yönetici, diğer ucunda iki arkadaşız. Yöneticinin bize kötü bir haberi var ama bir türlü söyleyemiyor. “Karar”dan “aile”nin sorumlu olduğunu, kendisine hiç birşey sorulmadığını anlatıyor. Sadede bir türlü gelemeyince aklım birden o günden iki yıl öncesine ve oturduğum yerden altı kat aşağısına gidiyor.

Askerdeki yöneticimizle İzmir’in en ünlü çöpşişçisinde iş yemeğindeyiz. İşe girme konusunda kararımı vermek üzere olduğumu seziyor ki birden, “Bak, bizim şirkette işe girmek, Katolik evliliği gibi birşeydir, iyi düşün” diyor. Sonra şirketin yapısı, standartlara uygunluğu sertifikaları…

Mezhebi değiştirmek üzereyiz, o kadar ağzında gevelemişken ama yine de damdan düşer gibi “Sizlerle yollarımızı ayırmaya karar verdik” sözü beni tekrar altı kat yukarıya, iki sene sonraya döndürüyor.

Ne oldu şimdi? Sonradan öğreniyoruz 135 kişilik şirket, “kapanması” nedeniyle tam 35 kişiyi işten atmış, 100 kişiyi de holdinge alacakmış. Bu yalanları anlamamız zaman aldı ancak toplantı odasının kapısından çıkınca kendimi bir ölü evinde gibi hissettim. Ağlayanlar, sızlananlar, 15 yıllık emektarlar 15. yıl altın rozetleri yakalarında şaşalamışlar. Hem atılan arkadaşları için üzülüp içten içe “İyi ki ben değilim” diye sevinenler…

Ben çok şaşırmadım, üzülmedim de. İşten çok memnun değildim ama bir çoklarımız için İzmir hayali o gün bitti.

Sendikacı bir tanıdığım aradı. Dava açalım dedi. Kıdem, ihbar tazminatlarım, izin günlerim tam ödenmişti, nasıl olurdu? “Yine de olur, haksız işten çıkarmışlarsa olur” dedi. Bana yazılı işten çışış nedenimi sordu, “Şirketin kapanması” dedim. “Aa o zaman birşey yapamayız” dedi.

İş aslında öyle değilmiş, şirket atılan 100 kişinin 65′ini dediği gibi Holding’e almış, kalan 35 kişiyi de Teknopark’ın nimetlerinden yararlanmaya devam edebilmek için “Kapattım” dediği şirkette tutmuş, yani hülle yapmış.

Bu durum hakimlerin de gözünden kaçmamış, işe iade davalarını açan on kadar arkadaş sekizer maaş kazandılar, işten atıldıktan iki yıl iki ay sonra.

Yalnız, eski arkadaşları ziyaret için şirkete gittiğimde, iade davaları sürüyordu ve ben dava açan bir arkadaşın başka yerde işe girdiğini söyleyince, nikahı bozan yönetici dev cüssesiyle yemekhanede “Şimdi yaktım çırasını” diye tepinmeye başladı. Sonradan boşboğazlığımın arkadaşa bir zararı dokunmadığını öğrendim, rahatladım.

“İşe iade davası açan işçinin dava sürecinde işe girmesinde bir sorun olmaz.”