Merhaba Arkadaşlar,


Bugüne kadar yapılan toplantılardan sadece birisine katılabildim. Önümüzde ki yapılacak toplantıya ise çok büyük bir aksilik olmaz ise katılacağım. Toplantı da kendimden bahsederken İstanbul Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan BELBİM’deki çalışma hayatımdaki anılarımı yazmamı istemişti arkadaşlar. Ancak yazabiliyorum.

Sistem analisti olarak çalışmaya başladığım BELBİM’de işçi statüsündeydik. Çalışma yerimiz ise Büyükşehir Belediyesi Binasındaki Bilgi İşlem Koordinasyon Müdürlüğü idi. Benim dışımda kadrosu BELBİM’de olan üniversite mezunu olup aynı iş üzerinde 4 harita mühendisi ile birlikte çalışıyordum. 1991 yılında sözleşmeli olarak çalışıyorduk. Bu 5 kişinin dışındaki sözleşmeliler dışındaki BELBİM çalışanlarının çoğunluğu Belediye İş üyesiydi. Ben de diğer 4 arkadaşla konuştum, sendikalı olalım gidip Belediye İş’e üye olalım dedim. Biraz uğraştıktan sonra arkadaşları sendikaya üye olmaya ikna ettim. Bu arada sendikaya uğrayıp üye olmak istediğimi söyledim. Yanılmıyorsam Belediye İş 2 nolu şube olacak. Ben sendikaya gidip üye olmak istiyorum deyince sendikanın beni sıcak bir şekilde karşılayıp hemen kabul edeceğini düşünmüştüm. Çünkü o zamanlarda da sendikaya üye kaydetmek oldukça zordu. Ben sendikaya gidip üye olmak istiyorum deyince bana ilk olarak sordukları “Neden sendikaya üye olmak istiyorsun? oldu. Çok şaşırmıştım. Beni sendikaya üye yapmak istemiyorlar gibi bir yaklaşımları vardı. Daha sonra öğrendim ki şube başkanı lise mezunu imiş. Ben de üniversite mezunu olunca sendikaya üye olup şube başkanlığını kendisinden alacağımı düşünmüşler o yüzden böyle bir yaklaşım içinde olduklarını başka kişilerden öğrendim. Biz 5 kişi sendikaya üye olduk. Bu arada sendikanın Büyükşehir Belediyesi ile gizli bir anlaşma yapıp üniversite mezunları sendikaya üye olamazlar diye bir protokol yaptıklarını öğrendik. Tabi çalışma yasasına aykırı bir protokol olduğu için bu protokolü bize uygulayamadılar. Ama başımıza başka bir durum geldi. Belediye İş üyesi işçilerin çoğunluğu temizlik işçileriydi. Sendika toplu sözleşmeye işçilerin lehine bir madde koydurmuş, eğer bir işçiye fazla bir ücret verilirse bu tüm işçilere uygulanır diye. Biz de sözleşmeli olarak işe girdiğimiz için işçilerden biraz fazla maaş alıyorduk. Bir kaç gün sonra bize bu maddeden dolayı sizlerin (5 kişinin) maaşları sendikaya üye olduğunuz için düşecek dediler. Toplu sözleşmedeki bu maddeden dolayı ya diğer bütün işçilerin maaşını sizin maaşınıza yükselteceğiz ya da sizinkini düşüreceğiz dediler. Zaten sendikaya üye olmamızdan dolayı üstümüzdeki baskılardan arkadaşlar zorlanıyorlardı sendikalı kalmaya. Bir de bu durum ortaya çıkınca biz maaşlarımızın düşürülmesini istemiyoruz diye diğer 4 arkadaşım sendikadan istifa ettiler. Ben maaşımın düşürülmesini kabul ettim. Sendika da kaldım. Bu süreç içinde sendikalarda neler döndüğünü öğrenince inanın çok şaşırıyordum. Sendika da çalışanların bırakın sendikalı olmasını sigortasız bile çalıştıklarına şahit oldum. Şube başkanlarının 2 yılda bir kendilerini emekli edip yüklü miktarda toplu para aldıklarına ise hala bir türlü inanamıyorum. Bu süreçte yıl 1994  oldu ve Recep Tayyip Erdoğan Belediye Başkanı olmuştu. Ve kendi yandaşlarını getirebilmek için ilk olarak sözleşmeli olanları (içinde beni de) işten çıkarmıştı.